Çin Komünist Partisi’nde sıkı denetim: Parti üyelerinin aileleri ve servetleri mercek altında

Çin Komünist Partisi (ÇKP), parti içi disiplini sıkılaştırmak ve yolsuzlukla mücadeleyi güçlendirmek amacıyla yeni kararlar aldı.
Parti üyelerinin siyasi bağlılığının daha sıkı denetlenmesini öngören düzenlemeler kapsamında, yetkililerin özel yaşamları, aile ilişkileri ve mali faaliyetleri de incelemeye alınacak.
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesinin 29 Ekim’de kabul ettiği ve 1 Kasım’da devlet haber ajansı Xinhua tarafından yayımlanan kararda, parti içindeki ideolojik ve örgütsel sorunların henüz tamamen ortadan kaldırılamadığı belirtildi.
Kararda, yolsuzlukla mücadele kampanyasının kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanırken, parti içindeki “safsızlıkların ve virüslerin” temizlenmesi gerektiği ifade edildi.
Yeni düzenlemeyle parti üyelerinin yalnızca görevlerindeki performansları değil, günlük yaşamları, kişisel davranışları, açıklamaları, sosyal çevreleri ve aile değerleri de değerlendirme kapsamına alınacak.
Yetkililerin göreve getirilmesi ve terfi ettirilmesinde partiye bağlılıklarının temel ölçütlerden biri olması öngörülüyor.
Kararda, parti üyelerinin ideolojik eğitimine ağırlık verilmesi ve siyasi disiplinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.
ÇKP yönetimi, parti örgütünün genel olarak sağlıklı olduğunu savunurken, ideolojik ve örgütsel sorunların henüz köklü biçimde çözülemediğini kabul etti.
AİLELERİN MAL VARLIKLARI DA İNCELENECEK
Yeni kararlar kapsamında parti yetkililerinin mali durumları ve aile üyelerinin ticari faaliyetleri üzerindeki denetimler de artırılacak.
Yetkililerin görev süreleri boyunca daha yakından izlenmesi, kişisel mal varlığı bildirimlerinin ayrıntılı biçimde incelenmesi ve ailelerinin harcamalarının yasal gelirleriyle karşılaştırılması planlanıyor.
Özellikle gelirleriyle açıklanamayan mal varlıkları ve harcamalar hakkında soruşturma açılması öngörülüyor.
Parti yöneticilerinin eşleri, çocukları ve diğer yakın aile üyelerinin ticari faaliyetleri de düzenli denetime tabi tutulacak.
KRİPTO PARA VE BLOKZİNCİR İŞLEMLERİ MERCEK ALTINDA
Yolsuzlukla mücadele kapsamında teknolojik yöntemlerle gizlenen mali işlemler de hedef alınacak.
Kararda, başkaları adına hisse sahipliği yoluyla gizlenen yatırımların yanı sıra kripto paralar, blokzincir teknolojisi ve sınır ötesi para transferleri kullanılarak yürütülen yolsuzluk faaliyetlerine karşı önlemlerin artırılması istendi.
Bu kapsamda, özellikle kamu görevlilerinin mali ilişkilerinin ve gizli ortaklıklarının daha sıkı denetlenmesi hedefleniyor.
Çin yönetimi, Şi Cinping’in iktidara gelmesinden bu yana sürdürdüğü yolsuzlukla mücadele kampanyası kapsamında milyonlarca kamu görevlisi hakkında disiplin işlemleri ve soruşturmalar yürüttü.
Şİ CİNPİNG’E BAĞLILIK VURGUSU
Kararda, parti üyelerinin Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ÇKP içindeki merkezi konumunu koruması ve üst yönetimle siyasi, ideolojik ve eylemsel açıdan tam uyum içinde hareket etmesi gerektiği vurgulandı.
Öte yandan parti örgütlerinin kolektif liderlik ilkesine bağlı kalması ve alt düzey yöneticilerden üstlerinin kişisel otoritesini benimsemelerini talep etmemesi gerektiği de belirtildi.
Bu düzenlemenin, merkezi yönetimdeki güç dağılımından çok yerel parti ve kamu kurumlarında kişiselleşen yönetim anlayışını sınırlandırmayı amaçladığı değerlendiriliyor.
Kararların, Çin’de gelecek yıl yapılması beklenen ve Şi Cinping’in bir dönem daha liderliğini sürdürmesinin öngörüldüğü parti yönetimi değişikliği öncesinde alınması dikkat çekti.
Şİ CİNPİNG: PARTİYİ AŞINDIRAN VİRÜSLER TEMİZLENMELİ
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, kararın gerekçelerini açıkladığı konuşmada parti içi disiplinin sürekli güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Partinin kendi içindeki sorunlarla mücadele etmesini “öz devrim” olarak nitelendiren Şi, yolsuzluk ve disiplinsizliğin parti yapısını zayıflatmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Şi, partinin niteliğini ve siyasi kimliğini koruyabilmesinin ancak sürekli denetim ve disiplinle mümkün olacağını savundu.
Çin lideri, parti yapısını aşındıran sorunların ortadan kaldırılmasının, ülkenin siyasi sisteminin gelecek kuşaklara aktarılması açısından zorunlu olduğunu ifade etti.


